Akut Miyeloid Lösemi (AML) - Kısa Bilgiler (Akute myeloische Leukämie)

yazar: Dipl. Biol. Maria Yiallouros, erstellt am: 2010/02/02, editör: Julia Dobke, Yayın İzni: Prof. Dr. med. Ursula Creutzig (deutsch), Dr. med Ebru Saribeoglu (türkisch), türk tercüman: Sait Kont, Last modification: 2014/07/07 doi:10.1591/poh.patinfo.aml.kurz , Kurz-URL: www.kinderkrebsinfo.de/AML_kurzinformation

Hastalık tablosu

Akut miyeloid lösemi (AML) ile ilişkili semptomlar (belirtiler) genellikle birkaç hafta içerisinde ortaya çıkarlar. Bunların nedenleri kötü huylu hücrelerin kemik iliğive vücudun diğer organ ve dokularında yayılmasıdır. Lösemi hücrelerinin kemik iliği içerisinde engellenemeyen çoğalmaları, normal kan hücrelerinin oluşumunu artan şekilde olumsuz olarak etkilemektedir.

Normal olarak tüm kan hücreleri uyumlu bir denge içerisinde çoğalırlar ve kendilerini yenilerler. Bu esnada karmaşık bir olgunlaşma sürecinden geçerler. AML hastalığında bu süreç kontrol dışı kalmaktadır: Akyuvar da denilen lökositler işlev gören hücre olarak gelişmemekte, bunun aksine hızlı ve kontrol dışı olarak çoğalmaktadırlar ve buna bağlı olarak artan şekilde sağlıklı kan oluşumunu devre dışı bırakmaktadırlar. Bu nedenle sağlıklı akyuvarlar (lökositler), alyuvarlar (eritrositler) ve kan pulcukları (trombositler) artık gerekli miktarda oluşturulamazlar.

Bunun sonucunda kansızlık (Anemi), enfeksiyon ve artan kanama eğilimi görülebilir ve aynı zamanda akut lösemi hastalığının ilk başlangıç belirtileri de ortaya çıkar. AML hastalığı daha başlangıcından itibaren vücudun belirli bir bölgesinde sınırlı olmadığı için, aksine kemik iliğinden hareketle kana, lenfatik dokuya [lenfatik sistem] ve tüm diğer organlara ve dolayısıyla vücudun tüm organ sistemine yayılabilir. İşte bu sebepten bu hastalık, tüm lösemilerde de olduğu gibi, kötü huylu bir sistemik hastalık olarak tanımlanır.

AML hastalığı oldukça hızlı seyreder. Tedavi edilmezse, lösemi hücrelerinin yayılmasıyla ve bu vücudun çeşitli organlarında hasar oluşturması nedeniyle diğer ağır hastalık tabloları ortaya çıkar. Bu ciddi hastalıklar tedavi edilmezse, hasta bir kaç hafta veya ay içerisinde kaybedilir.

Rastlanma sıklığı

Akut miyeloid lösemi (AML), akut lenfoblastik lösemi (ALL) hastalığından sonra çocuklarda ve gençlerde ikinci sıklıkta görülen lösemi(kan kanseri) türüdür, çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık % 20’sini oluşturur. Çocukluk ve gençlik yaşlarında görülen tüm kötü huylu hastalıklar içerisindeki oranı yaklaşık %5 civarındadır.

Mainz kentindeki Çocuk kanserleri Veri Bankasının verilerine göre Almanya’da her sene 14 yaş altındaki yaklaşık 90 çocuk ve gençte akut miyeloid lösemi hastalığı tespit edilmektedir. Yıllık olarak yeni tanı konan hasta sayısı (18 yaşını dolduranlar dahil) 110 kişi civarındadır. AML hastalığı her yaşta ortaya çıkabilir ve en sık olarak da ilerlemiş yetişkinlik yaşlarında ortaya çıkar. Bebekler ve ilk iki yaş içerisindeki çocuklar, çocukluk ve gençlik yaş grubundaki hastalar arasında hastalığın en sık görüldüğü gruptur. Erkek çocukların hastalığa yakalanma oranı, kız çocuklarına oranla biraz daha fazladır.

Akut miyeloid lösemi türleri

AML hastalığı, olgun olmayan miyeloid hücre cinsi hücrelerin kötü huylu değişime uğraması (kontrolden çıkması) sonucunda ortaya çıkar. Burada adı geçenler, kan oluşumundaki kök hücreler ***‎denilen hücrelerdir (kan kök hücreleri). Bunlardan gelişme sürecinde kök hücre türüne göre belirli beyaz kan hücreleri (granulositler, monositler), kırmızı kan hücreleri (eritrositler, alyuvarlar) veya kan pulcukları (trombositler) meydana gelir. AML hastalığında genel kural olarak granulosit ön hücresinde (miyeloblast) dejenerasyon yani kontrolden çıkma söz konusudur. Ancak aynı zamanda diğer miyeloid hücrelerde de, yani monosit kök hücrelerinde, kırmızı kan hücrelerinde, kan pulcuklarında (trombositlerde) veya bunların ortak ön hücrelerinde de dejenerasyon meydana gelebilir.

Kötü huylu değişim çeşitli hücre tiplerini etkisi altına alabileceğine ve değişik olgunluk aşamasında belirebileceğine göre, çeşitli AML türleri (örneğin miyeloblastik lösemi, monoblastik lösemi, eritroblastik lösemi, megakaryositik lösemi ve çeşitli karışık türleri) mevcuttur. Kısa bir süre öncesine kadar lösemi hücrelerinin geliş kaynaklarına göre sekiz AML ana türü ayırt edilmekteydi. Bugün bu sınıflandırma dejenere olan hücrelerin gösterdiği genetik değişime göre yapılmaktadır.

Önemli bilgi: Burada çeşitli AML şekilleri yani türleri olduğunu bilmek önemlidir, çünkü bunlar hastalık seyri ve iyileşme beklentisi (prognoz) bakımından, birbirlerinden önemli farklılıklar gösterirler. Tedavi yöntemi seçiminde bu farklılıklar dikkate alınır.

Sebepleri

Akut miyeloid lösemi hastalığının (AML) oluşum nedenleri pek bilinmemektedir. Gerçi hastalığın olgun olmayan miyeloid hücre denilen türden hücrelerin kötü huylu değişiminden meydana geldiği ve dejenerasyonun hücrenin genetik yapısından kaynaklandığı bilinmektedir. Ancak vakaların çoğunluğunda genetik değişimlerin neden oluştuğu ve bunun neden bazı çocuklarda hastalanmaya neden olup bazılarında olmadığı açıklanamamaktadır. Büyük olasılıkla AML meydana gelmeden önce genetik faktörlerin ve diğer etkenlerin birlikte etki etmeleri gerekmektedir.

Belirli genetik veya sonradan oluşan immun (bağışıklık sistemi) bozuklukları (örneğin Down sendromu, Fanconi anemisi) veya belirli kromozom değişiklikleri olan çocuk ve gençlerin AML hastalığına yakalanmada daha fazla risk taşıdıkları bilinmektedir. Radyoaktif ışınları ve röntgen ışınları, belirli kimyasal maddeler ve ilaçlar, ebeveynlerin sigara ve alkol kullanmaları ve büyük olasılıkla virüsler löseminin ortaya çıkmasında rol oynayabilirler. Ancak hastaların çoğunluğunda hastalığı tetikleyen faktörler aslında bilinmemektedir.

Hastalık belirtileri

Akut miyeloid lösemi (AML) ile ilişkili semptomlar (belirtiler) genellikle birkaç hafta içerisinde ortaya çıkarlar. Bunların nedenleri kötü huylu hücrelerin kemik iliğive vücudun diğer organ ve dokularında yayılmasıdır. Lösemi hücrelerinin kemik iliği içerisinde engellenemeyen çoğalmaları, normal kan hücrelerinin oluşumunu artan şekilde olumsuz olarak etkilemektedir.

AML hastalığına yakalanan çocuklar ve gençlerde bundan dolayı genellikle önce genel hastalık belirtileri olan halsizlik, oynama isteksizliği ve solukluk (kansızlık, Anemi) ortaya çıkar. Bunun nedeni, görevleri vücut hücrelerine oksijen taşımak olan alyuvarların (kırmızı kan parçacıklarının, eritrositlerin) azlığıdır. Bunun yanısıra işlev gören akyuvarların (beyaz kan parçacıklarının, lökositlerin) eksikliğinden dolayı (örneğin lenfosit ve granulositler) hastalık yapan mikroorganizmalara karşı yeterli mücadele yapılamamakta ve ateşlenme ile kendini gösteren enfeksiyonlar meydana gelmektedir. Hızlı bir kan pıhtılaşması sürecinde etkili olan trombositlerin eksikliği ise, deri ve mukoza kanamalarına yol açabilir.

Bunun yanısıra işlev gören akyuvarların (beyaz kan parçacıklarının, lökositlerin) eksikliğinden dolayı (örneğin lenfosit ve granulosit) hastalık yapan mikroorganizmalara karşı yeterli mücadele yapılamamakta ve ateşlenme ile kendini gösteren enfeksiyonlar meydana gelmektedir. ***‎Hızlı bir kan pıhtılaşması sürecinde etkili olan trombositlerin eksikliği ise, deri ve mukoza kanamalarına yol açabilir.

Lösemi hücrelerinin vücutta çoğunluğu ele geçirmesi, kan yapısındaki değişiklik haricinde organlarda da rahatsızlıklara yol açmaktadır: Lösemi hücrelerinin kemik boşluklarında, kemik iliğinde yerleşmesi özellikle el ve ayaklarda kemik ağrılarına neden olabilir. Bu ağrılar öyle belirginleşebilirler ki, küçük çocuklar yürümek istemeyip kucakta taşınmak zorunda kalabilirler.

Kötü huylu hücreler ayrıca karaciğer, dalak ve lenf düğümleri (lenf bezleri) içine yerleşerek buraların şişmesine sebep olabilirler. Organlardaki şişmenin bölgesine göre örneğin karın ağrısı gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Kötü huylu hücrelerin yerleşemediği hiçbir organ veya bölge yoktur. AML hastalarında beyin zarı da olumsuz etkilenebilir. Bunun sonucunda baş ağrısı, yüz felci, görme bozuklukları ve/veya kusma ortaya çıkabilir. Ayrıca deri ve mukozalarda tümör oluşumu görülebilir.

En önemli semptomlar aşağıda bir özet halinde sunulmaktadır:

Çok sık görülenler (hastaların % 60 ’tan fazlasında):

  • Yorgunluk, genel halsizlik, isteksizlik ve kendini hasta hissetme
  • Alyuvarların eksikliği nedeniyle cilt solukluğu (Anemi)
  • Ateş ve/veya akyuvarların eksikliği nedeniyle artan enfeksiyon yatkınlığı (nötropeni***‎)
  • Karın ağrısı ve iştahsızlık (dalak ve/veya karaciğer büyümesi nedeniyle)

Kısmen sık görülenler (hastaların yaklaşık % 20 ile % 50 kadarında)

  • Sebepsiz olarak veya ancak pek hafif bir dış etkiyle kanama eğilimi, örneğin zorlukla durdurulabilen burun ve/veya diş eti kanamaları, mor lekeler ve ciltte ufak nokta şeklinde morumsu yüzeysel kanamalar (peteşi), ender olarak beyin kanamaları
  • lenf düğümlerinde şişlik, örneğin boyunda, koltuk altlarında veya kasıklarda
  • Kemik ve eklem ağrıları

Ender görülenler (hastaların % 10 ’undan azında)

  • Baş ağrısı, görme bozukluğu, kusma, beyin siniri felci (merkezi sinir sisteminin ***‎) de etkilenmesi sebebiyle
  • Nefes darlığı (hiperlökositoz***‎ durumunda)
  • Cilt değişiklikleri ve kloroma (miyeloblastom veya miyelosarkom): Ciltte, lenf düğümlerinde veya kemiklerde, bazen gözlerin etrafında, kısmen mavimsi yeşilimsi renkte tümör şeklinde lösemi hücrelerinin toplanması
  • Diş etlerinde büyüme ve şişlik oluşması (gingival hiperplazi)
  • Testislerin birinde veya her ikisinde büyüme

Önemli bilgi: AML hastalık belirtilerinin şiddeti kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Ancak yukarda belirtilen bir veya daha fazla hastalık belirtisinin ortaya çıkması, illa ki lösemi hastalığının mevcut olduğu anlamına gelmez. Bu semptoların (belirtilerin) birçoğu lösemi ile hiçbir ilgisi olmayan zararsız hastalıklarda da ortaya çıkabilir. Ancak bu tip şikayetlerde mümkün olan en kısa sürede bir doktora başvurmak ve bunların nedenlerini açıklığa kavuşturmak önerilir. Gerçekten akut lösemi saptanması durumunda mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlanması gerekir.

Tanı

Doktor veya çocuk doktoru muayene ettiği çocuğun hastalık geçmişinde (anamnezi) ve fiziksel muayene***‎ kapsamında akut lösemi olabileceğine dair veriler elde ederse, önce geniş kapsamlı bir kan tetkiki yaptıracaktır. kan tablosu içindeki bazı değişiklikler lösemi şüphesini arttırırsa, teşhisin yani tanının güvencesi açısından kemik iliği (kemik iliği ponksiyonu, aspirasyonu) örneği alınması gerekli olacaktır. Bu amaçla ve daha sonra yapılacak olası muayeneler için doktor, hastasını çocuklar ve gençlerde kanser ve kan hastalıkları alanında uzmanlaşmış bir hastaneye sevk edecektir (pediatrik onkoloji ve hematoloji kliniği).

Kan ve kemik iliği muayenesi:

Kan ve kemik iliği incelemeleri hastanın lösemi hastalığına yakalanıp yakalanmadığını, yakalandı ise löseminin hangi tip olduğu konusunda detaylı ve tam bir bilgi edinilmesini sağlayacaktır. Bu kapsamda (sitomorfolojik) immünolojik ve genetik laboratuar yöntemleri yardımıyla hem AML hastalığını diğer lösemi türlerinden (örneğin akut lenfoblastik lösemi, ALL) ayırabilmek, hem de AML hastalık tablosu içinde çeşitli alt grupları tanımak da mümkündür.

Bu durum hedefli bir tedavi planlanması için önemli bir ön şarttır, çünkü bugün için özellikle şu gerçek bilinmektedir: Değişik AML şekilleri birbirlerinden yalnız hücresel ve moleküler düzeyde farklı olmakla kalmamakta, aynı zamanda hastalık seyirleri, iyileşme beklentileri (prognoz) ve tedavi edilebilirlik bakımından da farklılık göstermektedirler.

Hastalığın yaygınlığının araştırılması için yapılması gereken tetkikler:

AML hastalığının tanısı konduğunda tedavi planlaması için kemik iliği dışında vücudun başka organlarının da örneğin beyin, karaciğer, dalak, lenf düğümleri, deri veya kemiklerin lösemi hücreleri tarafından istila edilip edilmediğinin bilinmesi çok önemlidir. Bu konuda röntgen muayenesi, manyetik rezonans tomografisi (MR), bilgisayar tomografisi (BT) ve/veya iskelet sintigrafisi gibi çeşitli yöntemler bilgi verebilir. Merkezi sinir sisteminin (beyin ve omurilik) hastalık tarafından tutulup tutulmadığını tespit edebilmek için, omurilik kanalından örnek alınarak (lumbal ponksiyon ile beyin omurilik sıvısı - BOS) incelenir.

Tedavi öncesinde yapılması gereken tetkikler:

Tedaviye ön hazırlık amacıyla ayrıca kalp fonksiyonlarının kontrolü elektrokardiyografi [EKG] ve ekokardiyografi[ECHO]) ve beyin fonksiyonlarının kontrolü (elektroensefalografi, EEG) yapılır. Bu tip başlangıç bulgularının bilinmesi tedavi sırasında ortaya çıkabilecek değişikliklerin daha iyi değerlendirilebilmesini sağlayacaktır. Geniş kapsamlı laboratuar tetkikleri ile hastanın genel sağlık durumu kontrol edilebildiği gibi bunun yanısıra lösemi sebebiyle bazı organlarda (örneğin böbrekler ve karaciğer) fonksiyon bozukluğu olup olmadığı veya metabolik bozukluk olup olmadığı tespit edilebilir. Bu veriler tedaviden önce veya tedavi sırasında özellikle dikkate alınmalıdır. Muhtemelen yapılması gerekebilecek kan nakli (kan transfüzyonu için hastanın kan grubu da belirlenmelidir.

Tedavinin öncelikli hedefi vücut içerisindeki lösemi hücrelerini mümkün olduğunca tamamen yok etmek ve kemik iliğinin kan oluşturucu organ olarak görevini yeniden yerine getirmeye başlamasını sağlamaktır. Bu süreç zarfında komplikasyonların (istenmeyen yan etkilerin) ortaya çıkmasını engellemeye yarayan tedavi destekleyici önlemler (destek tedavisi) de uygulanmaktadır. Bunlar AML hastalarında tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadırlar.

Önemli bilgi: Yukarıda sayılan bütün tetkiklerin her hastaya yapılması gerekmeyebilir. Tedavinin planlanması için yetkili tedavi ekibiniz, hangi tanısal tetkiklerin çocuğunuza uygulanmasının gerektiği konusunda sizi bilgilendirecektir.

Tedavi

Akut miyeloid lösemi (AML) şüphesinin bulunması veya doğrulanması durumunda hastanın en kısa sürede çocuk onkoloji servisinde tedavi altına alınması gerekmektedir. Buradaki yetkin ekip (doktorlar, hastabakıcılar) kanser hastası çocukların tedavisi konusunda uzmanlaşmışlardır ve modern tedavi yöntemlerini bilmektedirler. Çocuk hematologları ve onkologları birbirleri ile uzmanlar grubu olarak sürekli temas halinde bulunurlar. Bu çerçevede hastalarını birlikte geliştirdikleri ve sürekli olarak iyileştirdikleri tedavi planlarına (protokollerine) göre tedavi ederler. Tedavinin hedefi mümkün olduğunca yüksek sayıda hastayı iyileştirmek ve bunun yanısıra mümkün olduğunca düşük oranda yan etkilere ve ardıl sonuçlara (geç yan etkilere) ulaşabilmektir.

Tedavi yöntemleri

Akut miyeloid lösemi (AML) hastalarının tedavisi, yoğun bir kemoterapi (ilaçla tedavi) ile yapılır. Bazı hastalarda buna ek olarak Merkezi sinir sistemi (MSS) ışınlaması (kafatasının ışınlanması) yani radyoterapi yapılır.

Tedavinin öncelikli hedefi vücut içerisindeki lösemi hücrelerini mümkün olduğunca tamamen yok etmek ve kemik iliğinin kan oluşturucu organ olarak görevini yeniden yerine getirmeye başlamasını sağlamaktır. Bu süreç zarfında komplikasyonların (istenmeyen yan etkilerin) ortaya çıkmasını engellemeye yarayan tedavi destekleyici önlemler de uygulanmaktadır. Bu destek tedavisi (supportif tedavi) AML hastalarında tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadırlar.

Tedaviye başından itibaren yanıt alınamayan veya hastalığı yeniden tekrarlayan (nükseden) hastalarda yüksek dozajlı kemoterapi ve bunun sonunda kök hücre nakli (kemik iliği nakli - KİT) de yapılabilir.

Tedavi süreci

Tedavi süreci, prensip olarak tedavi süreleri ve kullanılan ilaç kombinasyonu açısından birbirlerinden farklı olan ve değişik hedefler içeren birçok tedavi basamaklarından oluşmaktadır. Önemli tedavi basamakları aşağıdadır:

  1. İndüksiyon (saldırı-hücum tedavisi) tedavisi: Bu tedavi özellikle yoğun bir kemoterapi uygulamasından oluşur ve kısa bir süre içerisinde lösemi hücrelerinin büyük çoğunluğunu yok etmeye, yani remisyon oluşmasına yöneliktir. İndüksiyon tedavisi, iki kemoterapi seansından ibarettir ve dinlenme devreleri dahil yaklaşık iki ay sürer.
  2. Konsolidasyon ve yoğunlaştırma tedavisi: Bu tedavi, indüksiyon tedavisinin sonrasında başlar ve yine kısmen diğer ilaç kombinasyonları ve yüksek ilaç dozları ile desteklenen üç yoğun kemoterapi seansından oluşur. Bu tedavinin hedefi, vücutta hala kalmış olan lösemi hücrelerini öldürmek ve hastalığın yenileme olasılığını en aza indirgemektir. Yoğunlaştırma tedavisi yaklaşık üç veya dört ay sürer.
  3. Merkezi sinir sistemi (MSS) tedavisi: Bu yöntem Merkezi sinir sistemi (MSS) için önleyici (profilaktik) veya tedavi edici amaçla kullanılır. Bu tedaviyle beyin ve omurilik ***‎içinde lösemi hücrelerinin yerleşmesi veya yayılmaya devam etmesi önlenmeye çalışılır. MSS tedavisi genellikle omurilik kanalına birçok ilaç verilmesi ile gerçekleştirilir (intratekal kemoterapi, bel iğnesi***‎). Merkezi sinir sisteminde lösemi hücrelerinin bulunması durumunda ilaçla tedaviye ek olarak beyine (kafatası) radyoterapi yani ışınlama tedavisi de uygulanır.
  4. İdame tedavisi veya sürekli tedavi: Bu yöntem daha hafif bir kemoterapiden oluşur ve bir yıl süreli olarak genellikle ayakta yani hastaneye yatmadan (ayaktan) uygulanır. Tedavinin hedefi, uzun bir tedavi süresi ile yoğun tedaviye rağmen ölmemiş olan lösemi hücrelerini olanaklar ölçüsünde yok etmektir.

Bazı hastalara (tanı sırasında kanda yüksek oranda lösemi hücresi bulunması veya organların ağır şekilde lösemi etkisinde bulunması durumunda) asıl uygulanacak tedavi öncesinde ön tedavi diye adlandırılan bir tedavi uygulanır. Yaklaşık bir haftalık bu ön tedavinin hedefi, hücre parçalanma sendromu veya tümörlizis sendromu***‎ gibi komplikasyonlardan kaçınabilmek için, lösemi hücrelerinin sayısını adım adım, vücudu olabildiğince yormadan azaltabilmektir.

kök hücre nakli (kemik iliği nakli - KİT) yapılmayan hastalarda, tedavi sırasında veya sonunda hastalık nüksetmez ise (tekrarlamaz ise) tedavinin toplam süresi yaklaşık bir buçuk yıldır. Yoğun tedavi evresi (yaklaşık altı ay) zarfında hastanın birkaç defa klinikte yatması gerekir. Ateş veya enfeksiyon gibi sorunlar belirmezse, kemoterapi seansları arasındaki dinlenme sürelerini hasta evinde geçirebilir. Daha hafif bir kemoterapiden oluşan ve yaklaşık bir yıl süren idame tedavisi boyunca hasta evinde kalabilir ama düzenli aralıklarla polikliniğe gelmek zorundadır.

AML hastalığının özel bir alt türünün görüldüğü Down-Sendrom’lu hastalar için ***‎ve promiyelositik lösemi hastaları için özel tedavi kuralları geçerlidir.

Tedaviyi iyileştirme araştırmaları

Almanya’da akut miyeloid lösemi (AML) hastası çocuk ve gençlerin hemen hepsi terapi iyileştirme araştırmaları***‎ (tedavi protokolleri) çerçevesinde tedavi edilirler. Burada söz konusu olan klinik araştırmalardır. Araştırmaların hedefi, hastaları en güncel bilgiler ışığında tedavi etmek ve aynı zamanda tedavi imkanlarını daha iyileştirmek ve geliştirmektir.

Halen Almanya’da AML hastası çocuk ve gençlerin tedavisi için genellikle uluslararası katılımcılarla beraberce yürütülen aşağıda belirtilen tedavi araştırmaları (protokolleri) kullanılmaktadır.

  • AML-BFM 2012 araştırması:Almanya’da ilk kez AML hastalığına yakalanan 0 ile 18 yaşları arasındaki çocuk ve gençlerin mart 2012’ye kadar AML-BFM 2004 araştırması kapsamında tedavi edilmeleri mümkündü. Bu uluslararası çokmerkezli tedavi iyileştirme araştırmasına, Almanya, İsviçre, Avusturya ve Çek Cumhuriyetinde bulunan birçok pediatrik onkoloji klinikleri ve tedavi merkezleri katılmaktaydı. Bu araştırmaya artık yeni hasta kabul edilmemektedir. Bunu takip edecek yeni bir araştırma uygulamaya geçene kadar söz konusu tüm hastalar AML-BFM 2012 araştırması kapsamında tedavi edileceklerdir. Tedavi yine AML-BFM araştırması protokollerine uygun olarak gerçekleştirilecektir.
  • AML SCT-BFM 2007 araştırması: Bu uluslararası çokmerkezli tedavi iyileştirme araştırması belirli nedenlerle kök hücre nakli yapılması gereken çocuk, genç ve yetişkinler için (hastalık nüksetmesi, hastalığın standart tedaviye cevap vermemesi gibi durumlarda) uygulanmaktadır. Bu araştırmaya 0 – 21 yaş arası hastaların katılımına izin verilmektedir. Araştırmaya Almanya, İsviçre, Avusturya ve Çek Cumhuriyetinde bulunan çok sayıda klinik katılmaktadır.
  • Hastalığı nükseden (tekrarlayan) veya AML tedavisine dirençli çocuk ve gençler için (yukarıda adı geçen kök hücre nakli araştırması haricinde) güncel olarak geçerli bir tedavi protokolü bulunmamaktadır ancak uluslararası bir veri bankası bulunmaktadır (AML Relapsed 2009). Bu veri tabanına tüm hastalar kaydedilmekte ve hastalar ön araştırma (Relapsed AML 2001/01) sonuçlarından çıkan tedavi önerilerine göre tedavi edilmektedirler.
  • Down-Sendrom’lu ***‎AML hastası çocuk ve gençler, ML-DS 2006 araştırması çerçevesinde kayıt altına alınmakta ve bu protokol kurallarına göre tedavi edilmektedirler. Ayrıca Down sendromu olan ve dirençli miyoloproliferatif sendromu (TMD) hastası olan yeni doğanlar için ilave bir araştırma (TMD Prevension 2007) mevcuttur. Bu hastalık genellikle miyeloid lösemiye dönüşmektedir. Araştırmanın hedefi gelecekteki AML gelişmesi riskini azaltmaktır.

Yukarıda sözü edilen tüm araştırmalar ve veri kayıt bankası için araştırma merkezi Hannover Tıp Yüksek Okulu Pediatrik Onkoloji ve Hematoloji Bölümünde bulunmaktadır. Araştırmaların birçoğu Prof. Dr. med. Dirk Reinhardt tarafından yönetilmektedir. AML SCT-BFM 2007 araştırması başkanlığını Prof. Dr. med. Martin Sauer yapmaktadır.

Tedavi başarısı

Akut miyeloid lösemi (AML) hastası çocuk ve gençlerin tedavi şansları son otuz yıl içerisindeki gelişmeler sayesinde önemli ölçüde artmıştır. Bugün uygulanan modern araştırma metotları ve yoğun standart kombinasyonlu kemoterapiler yardımıyla hastaların yaklaşık % 70 kadarı tanı konulduktan beş sene sonra hastalıksız olarak yaşamaktadırlar (5 yıllık hastalıksız sağkalım).

Öte yandan AML hastalarının yaklaşık % 30 kadarının bugün için henüz tedavi edilemedikleri ortadadır. Bunun bir nedeni başarılı tedaviden sonra hastalığın nüksetmesi oranının (residif, relaps, tekrar) yüksek olmasıdır. Hastalığın tekrarlama riski AML hastalarının hemen hemen üçte birinde görülmektedir. Bunun yanısıra ilk tedaviye yanıt vermeyen veya yetersiz yanıt veren hastalar da bulunmaktadır: Hastaların yaklaşık % 10 kadarında hastalıksız olma durumu yani remisyon***‎ hedefine erişilememektedir. Bu durum, doktorlar tarafından tedavi başarısızlığı diye adlandırılmaktadır.

Hastalık ilk remisyona ulaşılmasından sonraki daha birinci tedavi senesi dolmadan tekrar ederse iyileşme şansı daha da azdır. Tedaviye başından itibaren yanıt vermeyen hastalar için de aynı durum söz konusudur. Yeni bir kemoterapi (residif tedavisi) ve bunun sonrasında kök hücre nakli ile bu hastaların iyileşmesi mümkün olabilmektedir. AML residifli hastalarda (AML ‘si tekrar eden hastalarda) tedavi başarısı (5 yıllık hastalıksız sağkalım) bugün için % 38 dolayındadır.

Bugünkü terapi iyileştirme araştırmaları***‎ çerçevesinde ve gelecekteki araştırmalar ile bu hastalar için daha iyi tedavi sonuçları elde edilmesi hedeflenmektedir.

Uyarı: Belirtilen iyileşme oranları istatistiki bilgilerdir. Bu rakamlar AML hastalarının tamamı için önemli ve geçerli bir bilgi içermektedirler. Ancak hastanın iyileşip iyileşmeyeceği istatistikî olarak önceden belirlenemez. Lösemi hastalığı, en uygun şartlardaki hastalarda veya en riskli hastalarda bile hiç beklenmedik şekilde seyredebilir.

Kaynakça

  1. Creutzig U, Zimmermann M, Dworzak MN, Ritter J, Schellong G, Reinhardt D: Development of a curative treatment within the AML-BFM studies. Klinische Padiatrie 2013, 225 Suppl 1:S79 [PMID: 23700063]
  2. Rossig C, Jürgens H, Schrappe M, Moericke A, Henze G, von Stackelberg A, Reinhardt D, Burkhardt B, Woessmann W, Zimmermann M, Gadner H, Mann G, Schellong G, Mauz-Koerholz C, Dirksen U, Bielack S, Berthold F, Graf N, Rutkowski S, Calaminus G, Kaatsch P, Creutzig U: Effective childhood cancer treatment: The impact of large scale clinical trials in Germany and Austria. Pediatric blood & cancer 2013, 60: 1574 [PMID: 23737479]
  3. Creutzig U: Relapsed acute myeloid leukemia. In: Pui C-H, ed. Childhood Leukemias. Cambridge:. Cambridge University Press; 2012, 421-428.
  4. Reinhardt D, Von Neuhoff C, Sander A, Creutzig U: [Genetic Prognostic Factors in Childhood Acute Myeloid Leukemia.] Klinische Padiatrie 2012, 224: 372 [PMID: 22821298]
  5. Creutzig U, van den Heuvel-Eibrink MM, Gibson B, Dworzak MN, Adachi S, de Bont E, Harbott J, Hasle H, Johnston D, Kinoshita A, Lehrnbecher T, Leverger G, Mejstrikova E, Meshinchi S, Pession A, Raimondi SC, Sung L, Stary J, Zwaan CM, Kaspers GJ, Reinhardt D, AML Committee of the International BFM Study Group: Diagnosis and management of acute myeloid leukemia in children and adolescents: recommendations from an international expert panel. Blood 2012, 120: 3187 [PMID: 22879540]
  6. Kaatsch P, Spix C: Jahresbericht 2011. Deutsches Kinderkrebsregister, Universitätsmedizin der Johannes Gutenberg-Universität Mainz 2011 [URI: http://www.kinderkrebsregister.de/ dkkr/ veroeffentlichungen/ jahresbericht/ jahresbericht-2011.html]
  7. von Neuhoff C, Reinhardt D, Sander A, Zimmermann M, Bradtke J, Betts DR, Zemanova Z, Stary J, Bourquin JP, Haas OA, Dworzak MN, Creutzig U: Prognostic Impact of Specific Chromosomal Aberrations in a Large Group of Pediatric Patients With Acute Myeloid Leukemia Treated Uniformly According to Trial AML-BFM 98. Journal of clinical oncology 2010, 28: 2682 [PMID: 20439630]
  8. Niewerth D, Creutzig U, Bierings MB, Kaspers GJ: A review on allogeneic stem cell transplantation for newly diagnosed pediatric acute myeloid leukemia. Blood 2010, [PMID: 20538803]
  9. Creutzig U, Zimmermann M, Dworzak M, Urban C, Henze G, Kremens B, Lakomek M, Bourquin JP, Stary J, Reinhardt D: Favourable outcome of patients with childhood acute promyelocytic leukaemia after treatment with reduced cumulative anthracycline doses. British journal of haematology 2010, 149: 399 [PMID: 20230404]
  10. Sander A, Zimmermann M, Dworzak M, Fleischhack G, von Neuhoff C, Reinhardt D, Kaspers GJ, Creutzig U: Consequent and intensified relapse therapy improved survival in pediatric AML: results of relapse treatment in 379 patients of three consecutive AML-BFM trials. Leukemia 2010, [PMID: 20535146]
  11. Schrappe M, Creutzig U: Akute lymphoblastische (ALL) und akute myeloische (AML) Leukämie im Kindesalter. Interdisziplinäre Leitlinie der Deutschen Krebsgesellschaft und der Deutschen Gesellschaft für Pädiatrische Onkologie und Hämatologie. AWMF online 2008 [URI: http://www.awmf.org/ uploads/ tx_szleitlinien/ 025-014.pdf]
  12. Zwaan MC, Reinhardt D, Hitzler J, Vyas P: Acute leukemias in children with down syndrome. Pediatric clinics of North America 2008, 55: 53 [PMID: 18242315]
  13. Belson M, Kingsley B, Holmes A: Risk factors for acute leukemia in children: a review. Environmental health perspectives 2007, 115: 138 [PMID: 17366834]
  14. Estey E, Garcia-Manero G, Ferrajoli A, Faderl S, Verstovsek S, Jones D, Kantarjian H: Use of all-trans retinoic acid plus arsenic trioxide as an alternative to chemotherapy in untreated acute promyelocytic leukemia. Blood 2006 May 1; 107: 3469 [PMID: 16373661]
  15. Reinhardt D, Ritter J: Klassifikation der Leukämien und malignen Lymphome. In: Gadner H, Gaedicke G, Niemeyer C, Ritter J, editors. Pädiatrische Hämatologie und Onkologie Berlin, Heidelberg, New York: Springer Verlag, 2006, 647 [ISBN: 3540037020
  16. Creutzig U, Reinhardt D: Akute myeloische Leukämien. In: Gadner H, Gaedicke G, Niemeyer C, Ritter J, editors. Pädiatrische Hämatologie und Onkologie Berlin, Heidelberg, New York: Springer Verlag, 2006, 690-714. [ISBN: 3540037020
  17. Creutzig U, Zimmermann M, Ritter J, Reinhardt D, Hermann J, Henze G, Jürgens H, Kabisch H, Reiter A, Riehm H, Gadner H, Schellong G: Treatment strategies and long-term results in paediatric patients treated in four consecutive AML-BFM trials. Leukemia 2005, 19: 2030 [PMID: 16304570]
  18. Creutzig U, Reinhardt D, Diekamp S, Dworzak M, Stary J, Zimmermann M: AML patients with Down syndrome have a high cure rate with AML-BFM therapy with reduced dose intensity. Leukemia 2005, 19: 1355 [PMID: 15920490]
  19. Henze G: Leukämien, in Gutjahr P: Krebs bei Kindern und Jugendlichen. Deutscher Ärzte-Verlag Köln 5. Aufl. 2004, 293 [ISBN: 3769104285
  20. Creutzig U, Henze G, Bielack S, Herold R, Kaatsch P, Klusmann J, Graf N, Reinhardt D, Schrappe M, Zimmermann M, Jürgens H: Krebserkrankungen bei Kindern. Erfolg durch einheitliche Therapiekonzepte seit 25 Jahren. Deutsches Ärzteblatt 2003, 100:A842 [URI: http://www.aerzteblatt.de/ v4/ archiv/ artikel.asp?id=36271]
  21. Creutzig U: Treatment of acute myeloid leukemia in children, in Pui CH: Treatment of Acute Leukemias, New Directions for Clinical Research. Totowa, NJ: Humana Press Inc 2003, 237 [ISBN: 0-89603-834-3

Dosya PDF
Kısa Bilgiler
Akut Meyeloid Lösemi (AML)  urlDosya PDF
Klinikler
Çocuklarda ve gençlerde kanser tedavisi alanında uzman klinikler ve kurumlar; kalite raporları; veli dernekleri.  urlDaha etraflı bilgileri burada bulabilirsiniz
Literatür
Lösemi konusuna ilişkin literatürü burada bulabilirsiniz  urlLiteratür veri bankası


 
Logo KPOH Logo GPOH      Logo Deutsche Kinderkrebsstiftung       Logo Charite      HONcode accreditation seal     Logo Facebook     Logo LinkedIn