Kateter implantasyonu

yazar: Maria Yiallouros, erstellt am: 2009/07/29, Yayın İzni: Prof. Dr. med. Dr. h.c. Günter Henze, türk tercüman: Sait Kont, Last modification: 2018/05/22

Bir kanser tedavisi, uzun bir süre boyunca belirli aralıklarla kan alınmasını, ilaç verilmesini ve infüzyon terapisini mecbur kılar. Bu işlemler genellikle bir toplardamar üzerinden yapılır. Hücre büyümesini frenleyen ilaçlar (sitostatikler***‎) örneğin genelde bir toplardamar üzerinden (parenteral, yani sindirm sistemi dışından) doğrudan kan dolaşımına verilir. Bu işlem çoğu hallerde birkaç saat süren infüzyonlar yoluyla gerçekleştirilir. Hastalar ancak pek az miktarda ilacı ağızdan (peroral) ve dolayısıyla ağız, mide ve barsakları içeriden kaplayan ve mukoza diye adlandırılan sümüksel tabaka üzerinden (enteral) alır.

Tedavi başlangıcında gereken kan numuneleri ve gerekli olabilecek ilaçlı terapiler ve infüzyonlar için önce koldan veya elin arka yüzündeki toplardamarlardan bir iğneyle (ponksiyon) verilir. Bu işlemde kanül denilen içi boş bir iğne kullanılır. Bu kanül genellikle uzun bir süre aynı yerinde bırakılır (bundan dolayı buna perifer kalıcı kanül denir) ve ihtiyaç halinde, örneğin kan numunesi alımında veya sıvı ilaç verilmesinde kullanılır.

Ama el, ayak ve koldaki ince toplardamarlar uzun bir süre boyunca ve büyük miktarda ilaç ve infüzyon verilmesine pek uygun değildir. Bunun yanısıra bazı hallerde enfeksiyona sebep olabilecek maddelerin de verilmesi gerekebilir. Küçük toplardamarlardan iğneyle ilaç ve infüzyon verilmesi örneğin çocukların hareket etmeleri sebebiyle çoğu zaman sıkıntılı olabilir. Sitostatik verilmesinde bilhassa önemli olan, ilacın toplardamara ulaşmasıdır. İlacın istenmeyen bir şekilde damara değil de etraftaki dokulara sızarak girmesi ("Paravasat"), dokularda tamiri mümkün olmayan hasarlara yol açabilir.

Bu sebeplerden dolayı hastalara genellikle birer merkezi toplardamar kateteri (infüzyon hortumu) takılır [merkezi toplardamar kateteri] [BOD2004]. Bu takılma işlemi implantasyon diye de adlandırılır. Bu işlemde hastaya küçük bir cerrahi müdahaleyle bir hortum sistemi yerleştirilir. Hortumun ucu, kalbe yakın bir damarda durur. Hortumun dışardaki ucu cildin altına yerleştirilen bir aygıt içinde yer alır (port sistemi). Buna dışarıdan bir iğneyle girilebilir (port kateteri). Bu sisteme alternatif olarak, hortumun dışardaki ucu doğrudan hemen infüzyon sistemine takılabilir (broviac kateteri, hickman kateteri).

Toplardamar kateterinin avantajları

Kalıcı bir kateterin birçok avantajları bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şöyle sayılabilir: Damardan verilmesi gereken (intravenöz) bütün sitostatikler rahatlıkla verilebilir; kan numuneleri sorunsuzca alınabilir (parmak ucundan alınması gereken numune hariç); kan nakilleri yapılabilir; böbrekleri sulamak işlemi gerçekleştirilebilir; ilaçla destekleyici tedavi yapılabilir (örneğin bulantıya karşı ve enfeksiyona karşı önlem olarak profilaksi ilaç verilebilir); gereken durumda suni beslenme gerçekleştirilebilir. Tüm bu işlemler her defasında yeniden ağrılara sebep olacak ponksiyon yapmaya gerek kalmadan gerçekleştirilebilir. Bu suretle hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkilemekten de kaçınılmış olur.

Kalıcı bir toplardamar kateteri sitostatik verilmesinde daha büyük bir emniyet sağlar. Sitostatikler çok sert ilaçlardır ve cilde temas ederse nekroz denilen ağır cilt zedelenmelerine yol açabilir (nekroz). Bunun neticesinde zor iyileşen açık yaralar oluşur. Kateter kateter kullanılması, bu tür komplikasyonların oluşma riskini azaltır.

Toplardamar kateterinin riskleri

Öte yandan her yabancı maddede olabileceği gibi, kalıcı toplardamar kateteri de bir enfeksiyon riski içerir. Bu nedenle tedavi ekibi kime kateter takılacağına karar verirken faydalarını ve enfeksiyon risklerini özenle tartar. Kateterin kullanılmasında enfeksiyonlardan sakınmak için kateter girişinin steril tutulmasına ve belirli aralıklarla dezenfeksiyon maddeleriyle dikkatle temizlenmesine büyük özen gösterilmelidir. Kateter kullanılmaya başlarken hasta ve yakınları klinik personeli tarafından mutlaka etraflıca bilgilendirilecektir.

Buna rağmen bir kateter enfeksiyonu oluşursa, (çoğu vakalarda hastanın ateşi yükselir), genellikle bir antibiyotik terapisi uygulanır. Şayet enfeksiyon ilaçlarla düzeltilemezse, veya ilaçlardan pek etkilenmeyen bir bakteri veya mantar enfeksiyonu söz konusuysa, kateter ya değiştirilir veya tamamen çıkarılır.